| Panik Atak |
|
İnsan bilmediğinin düşmanıdır ve ondan korkar. Bilmek ve tanımak korkularımızı yok eder yada azaltır.
Panik atak temelde ölüm korkusu olan bir sorundur. Panik atak kolayca yenilebilir.
Panik atak nedir? Ansızın ve beklenmedik şekilde ortaya çıkar. Aşırı kaygı, bunaltı, korku, sıkıntı çok yoğun yaşanır. Nöbet şeklinde gelir. Kişiye göre her şeyin sonu gelmiştir. Kalp krizi, felç geçirecek, düşüp bayılacak, kötü şeyler olacaktır. Bunlar hep düşüncelerini kaplar. Onun için tehlike çanları çalmaya başlayınca güvenli bir limana sığınmak isterler. En güvenli yer en yakın sağlık kuruluşudur. Hastaneye ulaşmak, doktorla konuşmak nöbeti bitirebilir. Bir kişi sürekli olarak stres ve korku ile yaşadığında vücut kimyası değişir. Vücut gerilim kimyasalları üretmeye başlar. Vücut talep edilen gerilim kimyasallarını karşılayabilmek için vücudun oksijene ve belli başlı gıdalara, vitaminlere, minerallere olan ihtiyacı artar. Kötü beslenme, yoğun stres ve korku, yorgunluk bu etmenlerden ikisi ya da üçü bir araya geldiğinde bir kısır döngü yaratır ve kendini tekrar eder.
Korku Stres, Psikolojik etmenler, İç çatışmalar ve yatkınlıklar à Gerilim kimyasal üretimi à Kötü besleme à Uykusuzluk à Panik atak à Stres şeklinde giden bir mekanizma işler hale gelir.
Panik atakta görülebilen fiziksel belirtilerden bazıları: - Avuçlarda terleme olması… Vücudu sıcaklık basması hissi. - İç titremesi, titreme duygusu… Bulantı veya ishal. - Hızlı ve şiddetli kalp atışları… Ellerde ve bacaklarda titreme. - Diz ve bacaklarda güçsüzlük veya esneklik… Kısmen felce uğramışlık duygusu. - Boğazda yumruk hissi… Hızlı nefes alıp verme… Sersemlik, göz kararması. - Gerçek dışılık hissi,rüyada gibi… Açık,net olarak düşünememe. - Ayrılma yada hayal gibi hareket etme duygusu… Çarpıntılar veya düzensiz kalp atışları. - Göğüs ağrısı… Bayılma hissi… Soğuk ve sıcak eller. - Göğüs kafesinde basınç hissi ve sıkışma… Hızlı nefes alıp verme veya nefes alamama. - Dünyanın sonu gelmiş hissi… Sebepsiz bir şey olacakmış gibi aniden başlayan korkular. - Ölümcül yada çözümsüz bir hastalığı olduğu korkusu… Terleme. - Baş dönmesi, bayılma hissi… Mideye bir şey çöküyor hissi. - Farklı bir dünya aleminde yaşıyormuş gibi hissetme, bir sis perdesinin arkasından bakıyormuş hissi. - Kalp çarpıntısı… Ürperme, üşüme ya da ateş basması. - Ellerde, ayaklarda ve yüzde karıncalanma… Göğüste basınç. - Eller ve ayaklarda istemsiz boşalmalar hissizlik… Ağız kuruluğu ve bulanık görme hissi. - Mide kasılmaları, krampları, karında ağrı, şişkinlik, gaz oluşması.
Panik atağa eşlik eden korkular ve negatif düşünceler - Kalp krizi geçiriyorum - Ölmek üzereyim - Kontrolümü kaybedebilirim - Aklımı yitireceğim - Bayılmak üzereyim - Tıkanmadan öleceğim - Nefes alamayacağım - Felç olacağım - Tansiyonum çok yükseldi ve beyin kanaması geçireceğim
Panik atakta kullanılan tedavi teknikleri… - Psikoterapi (Bilişsel-Davranışçı,Psikodinamik yaklaşımlar) - Hipnoz - Eft - NLP - İlaç kullanımı - Gevşeme teknikleri - Nefes egzersizleri - Spor ve egzersiz - Biofeedback (Biyogeri bildirim) - İmajinasyon - Üstüne gitme teknikleri
DSM-IV 2’nin Nedenlerine ilişkin sınıflaması … - Bilişsel Modeller: Bu modelde bazı bedensel belirtileri aşırı dikkate alma, kendine odaklanma, bunları yanlış yorumlama, bunları zihninde imajine etme ve sonrasında bendesel belirtilerde artış ve tekrar yanlış yorumlama neticesi girilen kısır döngü karşılıklı tetiklemeler olarak açıklar. - Genetik ve ailesel nedenler: Birinci derece yakınlarda görülme oranı % 15-30 arasıdır. Tek yumurta ikizlerinde eş zamanlı olarak panik atak görülme oranı % 30-40 olarak belirtilmiştir. - Biyolojik Teoriler: Sodyum - Psikodinamik Teoriler: Bilinçaltı ve bilinç arasındaki çatışmalar, bilinçaltına bastırılmış cinsellik saldırganlık, savunma gibi temel insani dürtülerin bilinç ile çatışması sosyal fobiye sebep olabileceğidir. - Gelişimsel Teoriler: Temel dürtülerin ayrılma, savunma, kabul görme gibi erken yaşlarda paniğe ve depresyona neden olmasıdır . - Öğrenme Kuramları: Belli dış uyaranlara karşı şartlanılmış olarak öğrenilmiş savunma mekanizması olarak görür. Depresyonda da olduğu gibi yakın çevresinde gördüğü şekilde uygulama olarak nitelendirir.
Panik atağın işleyiş mekanizması… Ortaya çıkmadan önce; - Ölüm, kaza, yoğun bir stres, doğum, boşanma gibi ruhsal ve duygusal olarak zorlu bir dönem yaşanmıştır. - Bu dönemin ardından yada beraberinde, beslenme düzenin iyi olmaması, fiziksel olarak vücudun dirençsiz ve zayıf kalması, yorgunluk, dinlenememe de eklendiğinde panik başlangıcı için uygun koşullar oluşmuş demektir. - Başlangıcıyla birlikte belirtilere odaklanma (kalp çarpıntısı, hızlı nefes alıp verme) belirtilerin giderek artmasına neden olur ve süreç başlamış olur.
Panik atağın diğer korkulardan farkı içsel bir korku olmasıdır. Herhangi bir dış nedene bağlı olmaksızın bir sebep yokken durduk yere ortaya çıkmasıdır. Kişi acaba panik atak geçirir miyim… rahatsızlanır mıyım… diye düşünmeye başladığı andan itibaren panik atağın içinde bulur kendini. Herhangi bir dış uyarana ihtiyaç duymaksızın ortaya çıkıverir. Kişinin kendini dinlemesi, belirtilere, kalp atışı, nefes alma hızı vb. dikkatini yoğunlaştırması ya da tetikleyici bir düşünceyi beyninden geçirmesiyle birlikte süreç başlamış olur.İçsel bir korku olmasına rağmen tetikleyicileri dış faktörler olabilir. Mesela; kalabalık bir yer, bir kişi, bir olay, bir haber, bir ölüm haberi, işyeri gibi dışsal bir uyaran olabilir tetikleyici. Yeniden başlayacağı korkusu ile birlikte başlayan korkular kaygı ve sıkıntı daha çok genişleme eğilimdedir. Gittikçe daha fazla şeyden korkmaya, daha fazla yardım almaya, yardım alamadığı yerlerden uzaklaşmaya başlar.
Panik atakta bilinmesi gerekenler… - Bir neden olmaksızın ortaya çıkabilir. - Bir anda ortaya çıkarak yoğunlaşır ve ağır ağır kaybolur - Şehirde yaşayan, boşanmış, ağır travma ve sıkıntı yaşayan insanlarda görülme oranı daha fazladır. - Genellikle 20-30’lu yaşlarda başlangıç görülür. - Ekonomik durum ya da eğitim düzeyiyle bağlantısı tespit edilememiştir. - Değişken oranlarda toplumun %20-25 inde görülmektedir. Yani her 4 kişiden birinde değişik ağırlıklarda panik atak mevcuttur - İlerleyen yaşlarda başlama oranı düşer - Depresyon geçirmiş ya da geçirmekte olan, sosyal fobiye sahip insanlarda daha sık görülebilir - Rahatsızlıkların fiziksel etkileri nedeniyle hemen hemen her branştaki doktora farklı nedenlerle defalarca başvurulur, tahliller istenir, tedavi talep edilir. - Alkol ve madde bağımlılığı riski yüksektir ve tersi içinde aynı durum geçerlidir. - Devamlı baskı, stres altında olmak ağır travmalar geçirmek riski arttırır - İçe dönük, mükemmeliyetçi, telaşlı, aceleci, sıkıntılı insanlar daha yatkındır. - Hayır diyememe, bağımlı kişilik yapıları, özgüven sorunu yaşayan insanlarda, iletişim sorunu yaşayan hislerini dışa vuramayan insanlarda, bastırılmış kimliğe sahip insanlarda ortaya ihtimali daha yüksektir. - Kadınlarda görülme oranı erkeklere oranla 2-3 kat fazladır.
Panik Atağın Çeşitleri… 1- Klasik Panik; Çarpıntı, heyecan ile başlar göğüste sıkışma, sol kolda uyuşma ve ağrı, hızlı soluk alıp verme, boğazda düğümlenme, kalp krizi geçiriyormuş hissi oluşur. Yakınlarında kalp krizi geçirme vakası yaşanan kişilerde daha sık görülür. 2- Konifik Panik; Bilinci etkileyen tipidir. Algıda karanlık, etrafı ve etraftaki cisimleri algılayamama, bayılma, boşlukta olma hissi, benden ve ruhun ayrılması hissi yaşar. 3- Nonkognifik Panik; Göğüste çarpıntı, baskı, fenalık hissi görülür. 4- Nokturnal Panik; Ani çarpıntı ve panikle uykudan uyanır, pencereler kapılar açılır, havasızlık, nefes alamama, ölüm korkusu, terleme sıkıntı ve kabuslar nedeniyle uyuyamama, uykudan kaçma yaşanır. Uykusuzlukla birlikte pek çok sorunu da beraberinde getirir. Bazı kişilerde yalnız yatamama şeklinde ortaya çıkabilir. 5- Aleksitimik Panik; Aleksitimik (Duyguları için sözleri olmayanlar… Öfkenin, kızgınlığın, sevincin belli edilmeyip, duyguların söze dökülememesi…) Sosyalleşmeyle ilişkili olduğu düşünülüyor. Yeterince ilgi ve şefkat görememiş çocukların beyninin duyguları tanıma bölümünün yeterince gelişmediği, yapısal bir anormalliğin olduğu ve bunun da aleksitimiye yol açtığı düşünülüyor. Eğitim düzeyi düştükçe aleksitimi artıyor. Panikte duygularını ifade etmekte zorluk yaşayan insanlar, sıklıkla bu duygusal çatışmalarını bedene yansıtıyorlar. Yaygın vücut ağrıları, mide belirtileri, huzursuz bağırsak sendromu gibi … Panik ataklarda aleksitimi yaygınlığı çok yüksek oranda görülüyor. Travmaya geçirmiş, tacize uğramış, örselenmiş insanlarda, obezitede yine aleksitimi oranı çok yüksek. Uzun yıllar en yakınındaki insanlarla sıcak bir duygusal iletişim kuramamış, anneleri veya onlara bakanlarla, aralarında yeterli derecede güvenli bir bağ oluşamamıştır. 6- Gastro intestinal Panik; Mide ve karında başlayan fenalık hissi, boğazda düğümlenme, bulantı, şişkinlik, gaz, ishal olabilir. 7- Korkusuz Panik; Korku ve anksiyete görülmez. Somatizasyon bozukluğunda olduğu gibi sürekli nöroloji, kardiyoloji uzmanlarına müracaat ederler, tahlil ve muayenelerde hiçbir olguya rastlanamaz.
Panik atak ile kalp krizi arasındaki farklar…
Kalp Krizi Ağrı: - Ağrı olmayabilir - Ağrı var ise genellikle baskı şeklinde hissedilir ( sanki biri göğsünüze oturmuş gibi ) - Genellikle göğüs merkezinde olmaktadır, sol kola, boyuna ve sırta yayılabilir. - Ağrı nefes alırken ya da göğse bastırıldığında artmaz. - Ağrı inatçıdır ve 5-10 dakikadan uzun sürer. Uyuşma: Mevcutsa genellikle sol koldadır Kusma: Sıklıkla görülür
Panik Atak Ağrı: - Genellikle keskin bir ağrı şeklinde tarif edilir. ) - Ağrı genellikle kalp üzerinde olma eğilimindedir. ) - Nefes alıp verirken ve, göğüse bastırıldığında artar - Atak 5-15 dakika arası sürer. Uyuşma: Genellikle tüm bedende bulunur Kusma: Mide bulunması olabilir ancak kusmaya az rastlanır. |
